12 Eylül 2011 Pazartesi

Hayatımın Dönüm Noktalarından; Twilight...


     
         Kitap okumak benim için ilk okul dönemlerinde bir ödevden yada zorunluluktan ibaretti. İlk okulu bitirdikten sonra, uzun aralıklarla okuduğum farklı tarzlardaki kitapların ve çizgi romanların haricinde oldukça geniş bir yelpazeye sahip olan kitap dünyası hakkında da hiç bir fikrim yoktu.
         Sonra bir gün, çok sevdiğim bir arkadaşımın evine yaptığım ziyarette Twilight serisiyle tanıştım. O gün, benim hayatımın bir dönüm noktasıydı. İlk kitabı bir günde bitirdikten sonra ikinci, üçüncü ve dördüncüyü de aynı hız ve tatla sonlandırdım. Artık bende kitap okumanın zevkine varmıştım ve bu seriden sonra haftada bir olan kitap okuma oranım zamanla günde bire hatta ikiye çıktı. Şu an günde ikiden fazla roman bitirdiğim oluyor ve şu bir kaç senenin içinde okuduğum  kitapların sayısı hakkında da hiç bir fikre sahip değilim. Ama okunan kitaplar listeme baktığımda oldukça uzun bir yol kat ettiğimi görebiliyorum.
         Twilight'a dönecek olursam; hayatım boyunca okuduğum en güzel seriler arasında yerini aldı ve o yeri ömrümün sonuna kadar koruyacağına eminim. Bazı kitap yazarlarının ve eleştirmenlerin yavan ve basit bulduğu Alacakaranlık Serisi'ni, tüm klişeleşmiş "korkunç vampir" tanımlarından ayırdığı için ben şahsım adına el üstünde tutuyorum. Fark yaratanların acımasız eleştirilere maruz kaldığı bir dünyada yaşıyoruz ne yazık ki ama son zamanlarda yapılan istatistiklerde tüm dünyada kitap okuma oranının yükselmesi sayesinde, insanların bazı tabularını yıkıp, ön yargılarından kurtuldukları bir dünyaya doğru emin adımlarla ilerlediğimize eminim. Seri'nin hem kitap hem de film başarıları eleştirenlere gerekli yanıtları verdi zaten.
        Stephenie Meyer; hayal dünyası eşsiz olan ve Twilight'ın haricinde yazdığı kitaplarla da bu başarısını kanıtlayan bir yazardır. Bende her hayranı gibi yeni kitaplarını dört gözle bekliyorum... Bunca popülaritesine rağmen eğer hala Twilight Serisi'yle tanışma şerefine erişemediyseniz çok geç değil. En yakın kitapçıya gidin ve raflardaki yerini başarıyla koruyan Twilight Serisi'ni kaptığınız gibi kendinizi odanıza kapatın. Yanınıza kahve ve biraz yiyecek almayı da unutmayın. Eminim bu tavsiyelerimin değerini, kitaplardan başınızı kaldırıp, gerçek dünyaya dönemeyince anlayacaksınız...

Ayşe Karasoy      

2 yorum:

nosi dedi ki...

İşte kadınım Stephenie Meyer :)

Okurken bizi apayrı bir dünyaya soktuğu yetmemiş, vampirlere aşık etmiş, vampirlere has olan özelliklerinede imrendirmişti. En önemliside bu harika eser eşsiz dostlar edinmemize vesile oldu. Ayşe Karasoy gibi :)

Hemen bir reklam yapıyım ;)

Monotonluktan sıkıldınız mı? Her şey aynı, her şey sıradan mı diyorsunuz? Dünyanın değişmesini veya başka Ülkeye mi gitmek istiyorsunuz? Tek yapmanız gereken Twilight serisini okumak. Ayaklarınızı yerden kesicek ve kendinizi uzun bir süre başka Dünyada görüp, etkisinden uzun bir süre kurtulamayacaksınız. Garanti :) İyi okumalar :))

Ayşe Karasoy dedi ki...

Nahide'm duygular karşılıklı. Bende senin gibi bir dosta sahip olduğum için çok mutluyum. Steph ve Twilight için yazdığın her kelimeye katılıyorum:)